Giriş yapmadınız.

yaren-34

İnsanı ateş değil. kendi gafleti yakar: Herkeste kusur görür:kendine körbakar...Neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar. (H.z Mevlana.)

  • Konuyu başlatan "yaren-34"

Mesajlar: 3,360

Konum: Tasavvuf Toprak olmaktır.

Meslek: ;Yüzümde secdelerimin izini bırak ey Rabbim. Alnıma rahmetinin nefhasını bırak ey Rabbim. Kalbime En Sevgili'nin aşkını bırak ey Rabbim. Secdemden dirilt beni. Secdemde öldür beni. Secdemde durult beni. Secdemde dogrult beni.

Seviye: 48 [?]

Tecrübe: 7,631,971

Sonraki Seviye: 8,476,240

  • Özel mesaj gönder

1

Wednesday, January 18th 2012, 7:57am

Hz. Süleyman’ın Firaseti

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Dâvûd ve Süleymân’ı da (yâd et)! Bir zaman, bir ekin husûsunda hüküm veriyorlardı; hani o kavmin koyunları, geceleyin başıboş bir vazîyette bu ekinin içine dağılıp ziyân vermişti. Biz, onların hükmünü görüp bilmekte idik.” (Enbiyâ, 78)


Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Adâletle hükmedenler, kıyâmet gününde Rahmân’ın sağında nûrdan minberler üzerinde olacaklardır… Bunlar hükümlerinde, âileleri ve sorumlu oldukları kimseler hakkında adâletle davranmışlardır.” (Ahmed, II, 160)


Süleymân (as)’ın firâsetiyle alâkalı bir rivâyet de şöyledir:

Bir gece, bir koyun sürüsü bir tarlayı harâb etmişti. Tarla sâhipleri, Dâvûd (as)’a gelip şikâyetçi oldular. Telef olan tarla, kıymet bakımından koyun sürüsüne müsâvî idi. Bunun üzerine Dâvûd (as), koyunların tarla sâhibine verilmesine hükmetti. Süleymân (as), o sırada küçük yaşta olmasına rağmen:

“–Babacığım, bir yol daha var! Koyunları tarla sâhibine borç olarak verelim; sütünden ve yününden istifâde etsin. Bu arada tarlayı düzenlesin. Tarla eski hâline gelinceye kadar koyunlar kendisinde kalsın. İşleri yoluna girince de, sürüyü sâhibine teslîm etsin!” dedi.

Dâvûd (as) bu teklifi çok beğendi ve öyle hükmetti. (Osman Nûri Topbaş, Nebiler Silsilesi-3, Erkam Yay.)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Celil: Azamet sahibi, celâlet ve ululuk sahibi demektir.


Kısa Günün Kârı

Vereceğimiz kararlarda adaletli davranalım.


Lügatçe

firâset: Görüş, tahmin ve anlamada dikkatli düşünüp isabetli olma anlamında bir kelime. Yakînin açılması, gaybın görünmesi. Firâset, iman makamlarından birisidir.








Reklamcı

Misafir

Reklam


Mesajlar: 3,645

Seviye: 46 [?]

Tecrübe: 5,311,624

Sonraki Seviye: 6,058,010

  • Özel mesaj gönder

2

Wednesday, January 18th 2012, 6:48pm

Allah c.c razı olsun Yaren Bacım...Emeğine Sağlık...

Selam ve Muhabbetle...
[flash=]http://www.youtube.com/watch?v=_u2B0jAAJR[/flash]

dervis *

Misafir

3

Thursday, January 19th 2012, 7:28am

Allah c.c. razı olsun inşâallah emeğine sağlık.