Cebrail Aleyhisselam Efendimize soruyor
Cebrail Aleyhisselam Efendimize soruyor
"Basra'da kader üzerine ilk söz eden kimse Mabed el-Cüheni idi. Ben ve Humeyd ibnu Abdirrahman el-Himyeri, hac veya umre vesilesiyle beraberce yola çiktik. Aramizda konusarak, Ashab'tan biriyle karsilasmayi temenni ettik. Maksadimiz, ondan kader hakkinda su heriflerin ettikleri laflar hususunda soru sormakti. Cenab-i Hakk, bizzat Mescid-i Nebevi'nin içinde Abdullah Ibnu Ömer (ra)'la karsilasmayi nasib etti. Birimiz sag, obürümüz sol tarafindan olmak üzere ikimiz de Abdullah (ra)'a sokuldu. Arkadasimin sözü bana biraktigini tahmin ederek, konusmaya basladim:
- "Ey Ebu Abdirrahman, bizim taraflarda bazi kimseler zuhur etti. Bunlar Kur'an-i Kerim'i okuyorlar. Ve çok ince meseleler bulup çikarmaya çalisiyorlar," Onlarin durumlarini beyan sadedinde sunu da ilave ettim:
- "Bunlar, "kader yoktur, hersey hadistir ve Allah önceden bunlari bilmek iddiasindalar." Abdullah (radiyallahu anh):
- „Onlarla tekrar karsilasirsan, haber ver ki ben onlardan beriyim, onlar da benden beridirler" Abdullah Ibnu Ömer sozünü yeminle de te'kid ederek söyle tamamladi:
- "Allah'a kasem olsun, onlardan birinin Uhud dagi kadar altini olsa ve hepsini de hayir yolunda harcasa kadere inanmadikça, Allah onun hayrini kabul etmez! Sonra Abdullah dedi ki: Babam Ömer Ibnul-Hattab (ra) bana sunu anlatti:
- "Ben Hz. Peygamber (sav) yaninda oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçlari simsiyah bir adam yanimiza çikageldi. Üzerinde, yolculuga delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanimiyordu da. Gelip Hz. Peygamber (sav)'in önüne oturup dizlerini dizlerine dayadi. Ellerini bacaklarinin üstüne hürmetle koyduktan sonra sormaya basladi:
- Ey Muhammed! Bana Islam hakkinda bilgi ver! Hz. Peygamber (sav) açikladi:
- "Islam, Allah'tan baska ilah olmadigina, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna sehadet etmen, namaz kilman, zekat vermen, Ramazan orucu tutman, gücün yettigi takdirde Beytullah'a haccetmendir." Yabanci:
- "Dogru söyledin" diye tasdik etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik. Sonra tekrar sordu:
- "Bana iman hakkinda bilgi ver?" Hz. Peygamber (sav) açikladi:
- "Allah'a, meleklerine, kitablarina, peygamberlerine, ahiret gününe inanmandir. Kadere yani hayir ve serrin Allah'tan olduguna da inanmandir." Yabanci yine:
- "Dogru söyledin!" diye tasdik etti? Sonra tekrar sordu:
- "Bana ihsan hakkinda bilgi ver?" Hz. Peygamber (sav) açikladi:
- "Ihsan Allah'i sanki gözlerinle görüyormussun gibi Allah'a ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görüyor." Adam tekrar sordu:
- "Bana kiyamet(in ne zaman kopacagi) hakkinda bilgi ver?" Hz. Peygamber (sav) bu sefer:
- "Kiyamet hakkinda kendisinden sorulan, sorandan daha fazla birsey bilmiyor!" karsiligini verdi. Yabanci:
- "Öyleyse kiyametin alametinden haber ver!" dedi. Hz. Peygamber (sav) su açiklamayi yapti:
- "Köle kadinlarin efendilerini dogurmalari, yalin ayak, üstü çiplak, fakir (Müslim'in rivayetinde fakir kelimesi yoktur) davar çobanlarinin yüksek binalar yapmada yaristiklarini görmendir."
Bu söz üzerine yabanci çikti gitti. Ben epeyce bir müddet kaldim. (Bu ifade Müslim'deki rivayete uygundur.
Diger kitaplarda: "Ben üç gece sonra Hz. Peygamber (sav)'la karsilastim" seklindedir. Hz. Peygamber (sav) Ey Ömer, sual soran bu zatin kim oldugunu biliyor musun? dedi. Ben:
- "Allah ve Resulü daha iyi bilir" deyince su açiklamayi yapti:
- "Bu, Cebrail aleyhisselamdi. Size dininizi ögretmeye geldi."
Bugün ALLAH icin ne yaptim ?
Kulum, ben dünyada seninle iken, sen kiminleydin